Distopyalara İnanmoyoromya!

Distopyalara İnanmoyoromya!

Pelin Doğan
12 Aralık 2011

Distopyalara İnanmoyoromya!
İnternet gitti geçen gün, n’apıcam ben falan oldum . Annem evi topla dedi giderken car car car car car car, ben de bi’ bugün evdeyim ya dinlencem ben car car car car dedim. Evin içinde sıkıntıdan patlamak üzereydim – sıkıntıdan zona çıkarmışlığım vardır benim – derken kapı çaldı. Kargoydu gelen; açtım baktım bir kitap: Bağlantı. E hadi bari madem interneti kestiler, face’e giremiyorum şuna bakayım bari nedir bu dedim. Sonra of dedim, keşke filme çekilmemiş kitapları bizim yerimize okuyup bize anlatan bir program falan olsaydı. Neyse dedim, internet gelene kadar bakarım. Başladım okumaya. Neymiş işte, millete bir bağlantı takılıyormuş da bunlar sürekli reklama maruz kalıyorlarmış da, hayatları alışveriş ve eğlenmekle geçiyormuş okul ve iş gibi zorunlu şeylerin dışında. Ay dedim, ne var yani bunda, nesini okuyayım ben bunun dedim. Keşke bir dergi falan gelseydi eve, resimlere bakar vakit geçirirdim diye düşündüm. İnternet de yok geçen gün gördüğüm kazağı alamamışım zaten. Keşke gördüğün gibi alsaydın salak kafa bak şimdi interneti olan biri kapmıştır o kazağı, carpe diem diye boşuna demiyorlar, ne diye düşünüp bekledin dedim kendi kendime. Neyse ne diyordum, biraz daha okudum kitabı, güya işte hepimizin beynine gireceklermiş ileride de, her şeyi kontrol edeceklermiş. Ben istemezsem kimse beni kontrol edemez bir kere tamam mı? Of, ne sıkıcı yahu. İyi ki kitapların okunduğu , zamanın yavaş aktığı çağlardan bir resimle bin sözcüğün anlatıldığı çağlara geçtik. İnternet gelsin tivitliycem hemen bu cümlemi diye düşündüm. Yani bence insanlar her çağda dünyanın yok olacağını falan düşünmüşler, sonra bi’şey olmuş mu, olmamış. Bence insanlar biraz nankör ya gerçekten, yani bizim nasıl yaşayacağımızı, nereden alışveriş edip ne giyeceğimizi düşünen insanlar tabii ki var ve olmalı da. Bizim vaktimiz yok ki ama, her şeyi biz düşünemeyiz. Şükredelim ki birilerinin kafası bizden daha iyi çalışıyor ve bizim yerimize her şeyi düşünebiliyorlar ve biz de bunun sefasını sürüyoruz. İnternet gelsin de geçen gün kırmızı elbisemle çektirdiğim fotomu yükleyeyim. Ne diyordum, yani kısacası, distopyalara inanmoyorom ben ya!

Yukarıdaki yazı sizi rahatsız ettiyse hâlâ umut var demektir. Bağlantı’yı okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız.

, , ,