Bazı kitaplar huzur kaçırır

Bazı kitaplar huzur kaçırır

Suzan Geridönmez
03 Eylül 2011

“B.K. eşinin 12 yaşındaki yeğenine cinsel tacizde bulundu. Bunu öğrenen genç kadın kendini iple evin tavanına asıp intihar etti.” GÖRMEDİK!

“Arkadaşlarıyla kızına tacizde bulunduğu belirtilen baba ile buna göz yumduğu iddia edilen anne tutuklandı.” DUYMADIK!

“2010’da 7 bin çocuk tecavüze uğradı.” SUSTUK!

Yoksa bu haberleri televizyondan izledik, komşular fısıldaşırken duyduk, dünyanın giderek kötüye gittiği üzerine uzun uzun çene çaldık mı? İç çekerek kendi evimize, güven dolu, tertemiz, huzurlu yuvamıza çekildik mi? Kanapeye uzandık, popomuzu biraz yana kaydırıp en rahat pozisyonu bulduk, sonra da arınmak için bir güzel unutmaya başladık mı? Ülkenin bir yerinde ardı ardına intihar eden genç kızları gözümüzün önünden kovduk, devletten koruma talep ederken göz göre göre öldürülen kadınları kafamızdan attık, çocuk istismarının ucu bir yerlere değdiği, kolları her tarafa, ta tepelere uzandığı için açığa çıkarılamayan, çıkarılsa dahi dokunulamayan suç çetelerini tanrıya havale ettik mi? Belki de ruh temizliğine evden başladık. Çoktan süpürdük mü halının altına? Oh ne âlâ. O halde hafif bir müzik ve güzel bir kitabın tam zamanı. Masal saati. Kırmızı şapkalı kıza ne dersiniz? Ama bu kırmızı şapkalı kız ağlıyor. Sahi, neden ağlıyor?

Anlamak için sayfaları çevirmeye başlamak gerek. Yaralı bir kızın incecik sesini takip etmek, onunla birlikte dibi görünmeyen uçurumlardan atlamak gerek. İlk kitabında toplumsal bir yarayı deşme cesareti gösteren genç yazar Beate Teresa Hanika’nın büyük bir duyarlılıkla, ucuza kaçmadan, şiirsel bir dille kaleme aldığı bu çarpıcı romanı okumak gerek.

İşte, sonunda damağınızda edebiyat tadı, böğrünüzde yumruk yemiş gibi bir sancıyla kalakaldınız. Çünkü artık biliyorsunuz. Hep gördünüz, işittiniz ama görmezden, duymazdan geldiniz. Sürekli konuştunuz ama hiç karşı çıkmadınız. Gün oldu yaşadınız, ama içinize gömdünüz. Şimdi hangi yana dönseniz kanape rahatsız. Ev de huzurlu görünmüyor artık. Dışarı mı çıkmalı? Bir şey mi yapmalı? Ama ne? Ama nasıl? Belki de önce perdeleri çekip açmalı…

, ,