Yeşil Yaya Geçidi

Yeşil Yaya Geçidi

Ilgın Side Soysal
01 Kasım 2012

Şangay sokaklarında takvim 2010’u gösterirken, yayalar tarafından oluşturulmuş usta bir sanat eserine tanık oluyorum. Oradaydım ve an’a tanıklık mı ettim? Hayır; ancak teknoloji sağolsun her şeyi internette tarayıp bulabiliyoruz. Ayrıntılı bahsetmeden önce, kısaca bu habere dikkatleri çekmemi sağlayan konudan konuya gelme sürecime bir bakalım:

Günümüzün “guerrilla marketing” terimini duymuşsunuzdur, en azından aşinalığınız vardır. Terim, 70’lerden sonra meşhur olmaya başlayan, gelenekselin dışına çıkan, alternatif yollara başvuran reklamcılık ve çeşitli kampanyaları içerir. Biraz geriye gittiğimiz zaman görürüz ki, bu ihtiyacın en önemli sebebi, 1950’lerde reklamların çok eğitici olmayı amaçlaması ve insanlarla dikte edici bir üslupla iletişim kurması olmuştur (“Sigara içmek sizi bir deri bir kemik bırakır”). Anlayış, tüketiciye eğitilecek pasif seyirci gözüyle bakmaktadır ve reklamcılık sektörünü risk altına sokmaktadır. Bu noktada, pazar için daha etkili bir yöntem gerekir ve 70’lere gelindiğindeki nesil artık seyirci etkileşimli yöntemlere daha açık olacaktır. Devrim, 1984’te market uzmanı Jay Conrad Levinson’un “Guerrilla Marketing” adlı kitabıyla gelir. G.M yönteminin temel amacı, alışılagelmedik taktiklerle, bütçeyi minumum tutarak, büyük reklamsal başarılara imza atmaktır. Mağazalarla sınırlı kalmayıp sokaklara dökülen bir işgal söz konusudur.

İşin, başlangıç noktası olan market-ürün-pazarlama paradigmasını bir yana bırakırsak, daha genel “guerrilla design” bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor, özellikle de çeşitli toplumsal kampanyalarda ve projelerde. Yukarda bahsettiğim “Yeşil yaya geçidi” tam da böyle bir kampanya işte. Çin Çevre Koruma Vakfı’nın “Walk More Drive Less” (Daha çok yürü daha az sür) adlı sokak grafitisi kampanyasında amaç, insanları bu sürece dahil ederek farkındalık yaratmak. Düzenlenen bu kampanyada yayalar, karşıdan karşıya geçerken kaldırımda duran yeşil boyayla dolu sünger paspasın üzerine basıyor ve asfaltın üzerine serilmiş beyaz kanvasa ayak izi bırakıyordu. Kanvasta yapraksız, kuruca bir ağaç resmi önceden basılmış halde ve ne kadar çok kişi geçerse, ağaç o kadar yeşeriyor!

Proje, her yıl Londra’da düzenlenen International Green Awards’ta Grand Prix kategorisinde ödül almış. Şangay belediyesi bu fikri, The World No Car Day kampanyası için hazırlamış (22Eylül).  Aşağıdaki linkte çalışmanın süreci çok iyi anlatılmış ve tanıtıcı video hem kısa, hem de aralarda açıklayıcı yazılarla dolu. Bence, interaktif gerilla tasarımları insanın içini ısıtan, mutluluk veren bir kampanya yöntemi. Orada bulunmaktan, görmekten, tanık olmaktan, hatta bunu dokunarak, hissederek yapabilmekten mutluluk duyuyoruz ve aklımızda bambaşka bir yer ediniyor; dersi de kendimiz öğreniyoruz, kimse bize “Arabaya binme, egzos dumanının şu kadarı emilmiyor” demiyor.

Not: Siteden bir sürü daha yeni ödüllü 2011 kampanyalarına bakılabilir (2012 kazananları bir ay sonra açıklanıyor), şimdiden iyi seyirler..!!=)

Türkiye’de guerilla art örnekleri için:

Guerilla Marketing in Turkey – ‘Aktif Strüktürler v1.1: Akustik Formasyon/İstiklâl Caddesi’

Guerilla Marketing in Turkey – Şişli – Bomonti

 

, , , ,