Tecavüzün suçlusu

Tecavüzün suçlusu

Ali Ünal
21 Ekim 2011

Seni seviyorum. Biliyorum. Ben senin canını yakmayı hiç istemedim. Ama yaktın. Çok seviyordum.

Bendine sığamayan duygunun akacağı yeri ve şekli bilmesi için bir meftunun, öncelikle bir insana sevgiyi değil de bir insanın varlığına duyduğu saygıyı anlaması, hissetmesi ve içselleştirmesi gerekiyor bana kalırsa. “Önce varsın, insansın, sonra sen de istersen sevdalımsın.”

Aşkın büyük ikileminde ne yazık ki bu sınır pek kolay çizilemiyor. Tarihten gelen alışkanlıklar, büyük yükümlülük sancıları, erkek olmanın insan olmaya baskın çıktığı gürültülü kovalamaca, hep aşkı bir yerde insan üstü, yaşam üstü bir kozaya sarıyor. Sonra uğraş dur içinde büyüyen, büyütülen şiddetle. İnsan, neden en çok sevdiğini üzer?

Magali Wiéner’ın kitabında ne okuyacağınızı biliyorum. Duygularımdan arındırdığım filtreden süzersem: Bir mâşuk var, bir kıza meftun. Bir gece onunla çimlerin üzerinde sevişiyor. Tutkuyla. Büyük bir mutlulukla evine gidiyor. Sevdiceğinin yanına bir an önce koşmak için heyecan dolu. Kapı çalıyor. Polis, onu bir kadına tecavüz iddiasıyla karakola götürüyor.

Aşk mı? Tecavüz mü? Şiddet mi? Şehvet mi? Hepsi? Hiçbiri? Doldurduğunuz yuvarlakların hayatınızda önemli bir rol sahibi olduğu lise sonu draması gibi Suçlu da, hayatınızın seyrini baştan aşağı değiştirecek incecik bir karar ânının, nasıl bir duyguyla ve varlık sorusuyla tetiklenebileceğini gösteriyor. Anlatmıyor, gösteriyor.

Birine âşık olmayı seçer misiniz? Sanmıyorum. Buna karar verir misiniz? İlgisiz. Peki bir insana tecavüz etmek aklınızdan geçer mi? Olabilir. Bunu yapar mısınız? Hayır, elbette yapmam. Ya, çok seviyorsanız?

Kitabın bir özü varsa, o da sanırım Evet ve Hayır sözcüklerinin, bu sözcükler kullanılmadan da bir anlama gelip gelmediğidir. Bana göre, benim için. Maddi ve manevisi aynı başlık altında olmak üzere, sevdiğiniz bir insana, sırf onu seviyorsunuz diye şiddet uygulama hakkınız var mı? Duyduğunuz aşk, uyguladığınız şiddeti meşrulaştırabilir mi? Kitabı okuyunca bunların bir yanıtını falan almayacaksınız, ama âşık olmayı, âşık olmanın ne demek olduğunu biraz daha düşünebilirsiniz.

İnsan genelde önce âşık olup sonra düşünür. Belki bunun tersi de eftaldir. Şu örnekte olduğu gibi: Adama soruyorlar, “Niye öldürdün kadını?”, adam da diyor ki, “Çok seviyordum abi!”

Fotoğraf: Wharton, Anne Hollingsworth: “Ancestral Homes of Noted Americans” (1915)

, , , , , ,