Peki, Şimdi Neredeyiz?

Peki, Şimdi Neredeyiz?

SEVİN OKYAY
Zamanlı Zamansız - 07 Ocak 2017

Bowie soruyor: “Where Are We Now?” Biz şimdilik buradayız. Sen de Beyaz Dük, geldiğin yerde olsan gerek: gezegeninde. Dünyaya oradan düşmüştün hani. Pazar günü de (yarın) bizim buralarda olacakmışsın diyorlar. “David Bowie Is Happening Now” belgeseli ile, 70’inci yaşını bütün dünya ile birlikte kutlayalım diye.

David Bowie deyince aklıma Glam-Rock (Space Oddity) ve Ziggy Stardust’ın (The Rise and Fall of Ziggy Stardust and the Spiders From Mars) hemen ardından The Thin White Duke karakteri ve Nicolas Roeg’ün unutulmaz filmi, “The Man Who Fell to Earth / Dünyaya Düşen Adam” gelir. Susuz kalmış gezegenini kurtarmak için Yeryüzü’ne gelmiş uzaylı Thomas Jerome Newton, yani David Bowie.

“Where Are We Now”a gelince, sadece onu anlatsam bana ayrılan sayfalar tükenir. Her şeyden önce, David Bowie’nin 24’üncü stüdyo albümü “The Next Day”in ilk single’ı. 8 Ocak 2013’te, şarkıcının 66’ncı yaşgününde, Bowie sitesine konmuş Tony Oursler videosuyla birlikte iTunes’da yayınlandı. Yapımcısı Tony Visconti’ye göre, bu zamanlama tamamen Bowie’nin fikri. “Where are We Now?” da, hayranları keşfetsin diye haber verilmeksizin iTunes’a ‘bırakılmış’.

Bowie, 2003’ten beri stüdyodan, 2006’dan beri sahnelerden uzaktı. Kendini emekliye ayırdığı sanılıyordu. Ama 66’ncı doğum gününün sabahında, iTunes’daki şarkı, yeni albümü The Next Day’i de müjdeledi. Başkaca tanıtım yapılmadı ama manşetlere çıktı, radyolarda üst üste çalındı, listelere girdi. Bowie hiç konuşmayınca, yapımcısı Visconti onun “yeryüzündeki sesi” olduğunu iddia etti.

Önemini şöylece belirtelim: Bowie “Changes”da, “Zaman beni değiştirebilir / Ama ben zamanı izleyemem,” demişti. Oysa burada izliyor, dönüp geriye bakıyor. Doğu Berlin sokaklarında ölülerle birlikte dolaşan biri vardı şarkıda. “Dschungel’de oturmuş / Nürnberger Sokağı’ndaki / Zamanda kaybolmuş bir adam / KaDeWe’nin yakınında.” Geçmiş günler, harcanmış zaman üzerine konuşan yaşlıca biri vardı klipte. Yanında da kimliği meçhul, suskun bir kadın. Sonradan Bowie ile, bir kulplu beygirde birbirine bitiştirilmiş kuklalar gibi duran hanımın, Tony Oursler’in eşi ressam Jacqueline Humphries olduğu anlaşıldı.

David Bowie, meslek hayatının başından beri hem provokatör, hem müzisyen sıfatıyla karşımıza çıkmıştır. Başarıya çabucak ulaşmadı, çok uğraştı. 60’ların sonunda pandomimcilik, kabarecilik yaptı. 1970’li yıllarda glam-rock’a öncülük etti. Müzik akımları ile pop modasının sonraki yıllarda da öncüsü oldu. Sürpriz yapmaktan da hiç vazgeçmedi. Son albümü “Blackstar” 8 Ocak’ta, 69’uncu doğumgününde çıktı.

Ama hep yaratıcıydı, hatta bazen bu yaratıcılık onun karşısına dikildi. Öte yandan, Bowie hayranları çok sadık hayranlardır. Şarkıcılık, şarkı yazarlığı, dans, oyunculuk, ressamlık alanlarının her birinde parlayan sanatçıyı her daim baştacı etmişlerdir. 1969 tarihli ”Space Oddity” adlı şarkısıyla dünyaca üne kavuşan Bowie, çağının en etkin ve ileri düşünceli müzisyenlerinden biriydi. Şarkısı, Amerikalı astronotların aya ayak bastığı yıl çıkınca, çoğu kişi bu olayın şarkıya ilham kaynağı olduğunu düşünmüştü. Ancak Bowie 2003’teki bir söyleşide ilham kaynağının Kubrick’in 1968 yapımı filmi 2001: A Space Odyssey olduğunu açıkladı.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısının en etkili müzisyenlerinden piyanist Philip Glass, Dalay Lama’nın isteği üzerine Tibet kültürünü korumak için kurdukları Tibet House’daki iki Bowie konserini anlatıyor. İyi dost oldukları Bowie, Tibet House’un yıllık yardım konserlerinden ikisine katılmış. (Bu yılki 22 Şubat’ta, ama Bowie’siz). Dostunun David Bowie’nin “Low” albümü için bir senfoni besteleyen Glass, bu konserleri, ‘kusursuzluk örneği’ diye tanımlıyor. “David provalardan önce prova yapardı. Onunla birlikte çaldığımızda, bakardık, tamamen hazır. Çok etkileyiciydi.”

Mick Jagger da, geçen Ocak’ta kırk yıllık arkadaşını Patrick Doyle’a anlatmış (Rolling Stone). Tuhaf ama, nasıl tanıştıklarını hatırlamıyor. Ancak 1970’lerin başında birlikte Londra’da dolaşır, partilere giderlermiş.  80’lerde New York’ta birbirlerine çok yakınmışlar. Jagger, “Evime gelir, bana müziğini çalardı,” diyor. ““Jean Genie”nin bir sürü miksini çaldığını hatırlıyorum. Aramızda hep bir rekabet vardı ama baskın değildi. Yeni bir gitaristten, yeni bir şarkı yazma şeklinden, üsluptan ve fotoğrafçılardan konuşurduk. Senden bir şey almışsa, inkâr etmez, “Bu senindi, şöyle bir denedim,” derdi. Ben de onunla paylaşmayı severdim.” Ortak başka merakları da var: giyinmek gibi. Birbirlerinin ne giydiğini anlamaya çalışırlarmış hep. “Gelir, sana sarılır, hafifçe yükselerek giydiğin şeyin etiketine bakardı,” diyor. Doğrusu, tam Bowie’lik bir iş.

Tek ortak işlerini işe hiç unutamıyor. New York’tayken şehir bizi çok etkilemişti. Orada da dolaşır, kulüplere giderdik. “Let’s Dance” en sevdiğim şarkısıydı,” diyor Jagger. “Bana o New York günlerini hatırlatır. “Bukalemun gibiydi, her janrı, müzikal ve lirik olarak bambaşka bir yorumla benimserdi.” Ama hiç unutamadığı, “Dancing in the Street”i birlikte yapmaları. Bir tek günde hem şarkıyı kaydedip hem de videoyu çekmeleri gerekiyormuş. “Stüdyodan doğruca videonun setine gittik. Günün sonunda birbirimize, “Bak! Yapılabilirmiş işte!” diyorduk. Harika bir videodur. Başka hiçbir şeyde işbirliği yapmadık.” Eh, bu da tuhaf.

Hatıralar, şarkılar, dostlar… Hepsi geçmişe mi ait? Değil elbette. David Bowie 70’inci doğum gününde bütün dünyada anılacak. İstanbul’da gerçekleştirilecek etkinlik, “David Bowie Is Happening Now” belgeseli, moda ve sanatı bir araya getirecek. Etkinlik, 3c1m’nin katkılarıyla ve Radyo Eksen ile Vogue Türkiye’nin medya desteğiyle ZORLU PSM’de düzenleniyor.

2013’ten beri turnede olan ve “müze tarihinin en hızlı satan sergisi” ünvanını kazanmış “David Bowie Is” sergisinin belgeselini, BAFTA ödüllü yönetmen Hamish Hamilton çekti. Pazar günü belgesel gösteriminin yanı sıra seçkin modacıların Bowie ilhamlı tasarım ve çalışmaları sergilenirken, Vogue Türkiye Presents: “Moda, Müzik ve Bowie Etkisi” söyleşisi gerçekleştirilecek. “David Bowie Is Happening Now”ın özel konukları arasında Japon moda tasarımcısı Kansai Yamamoto ve Pulp grubunun solisti Jarvis Cocker da var. Etkinlik başlangıcı 13.00, gösterim ise 15.30’da. Ruhun hep bizimle!

, , , , , , , ,