Müziğin ruhu; ruhun rengi…

Müziğin ruhu; ruhun rengi…

ECE İREM DİNÇ
Düş Kazanı - 08 Ekim 2015

“Müzik, duyguların uğultusudur…

Oscar Wilde

Yıl, 2010. Berlin’de soğuk, kasvetli ve kısa bir gün. Yüzümde katılaşıp kalmış bir kızıllık, eksi bilmem kaç derecenin etkisinde donmak üzere olan uzuvlarım ve içimde, hiç durmadan aynı cümleyi tekrarlayan bir ses – “Müziğin ruhunu aşktan başka bir şeyle anlatamam…” – yekpare olmuş, hevesli hevesli yürüyoruz. Ortalık yavaştan kararıyor, saatler henüz erken. Yüzümdeki kızıllık, üşümüş uzuvlarım ve aynı cümlede mıhlanıp kalmış içsesim; beraberce giriyoruz opera binasından içeri.

Kar durmaksızın yağıyor. Üstümde bir ağırlık, kırıklık, minik bir bahçenin orta yerinde ayaza tutulmuş dal parçasından hallice, tir tir titriyorum olduğum yerde. Çok değil, biraz sonra karı da soğuğu da unutuveriyorum, ve zaman, önümde açılıveren perdeyle aramızda eriyip gidiyor adeta. Zaman… Eriyor mu, parçalanıyor mu, yoksa tam aksine var olan her şeyi kendi içinde tortop ederek derliyor mu, emin değilim. Bildiğim tek şey, 2010 yılının o karanlık Berlin akşamında bir adam, bana ait olan ve dahası benimle kalmasını dilediğim bir zaman dilimini cebren ve hileyle söküp alıyor benliğimden. Geride; haftalar, aylar ve yıllarca zihnimin içinde hiç susmayacak bir uğultu ile baş başa kalıyorum. İşittiğim bu çılgın müzik, bu canhıraş tema insanın insanlığını anımsatıyor bana. Dört ayrı bölümden oluşan eser, dört ayrı mevsim tadında. Hem köpüren bir zehir, hem alçalan sular misali. Bittiğinde, fırtına sonrası bir kül gibi avuç avuç savruluyor içimde. Kar beyaz örtünün yukarısında en harlı notalarla tutuşuyor müzik, Wagner… Ağır ağır devleşiyor zihnimde.

Yıl, 2010. Berlin’de soğuk, kasvetli ve kısa bir gün. Ömrümde ilk defa bir Wagner operası izliyorum. Nibelung’ların Yüzüğü… Germen efsanelerinden esinlenerek bestelenmiş, antik motiflerle dantel dantel işlenmiş bir eser. Sahnede Walhalla; savaşta ölenlerin cenneti… Uzun tülden, uçuş uçuş elbiseleri içinde bir görünüp bir kaybolan savaş bakireleri Walkiriler, düşmanların kafatasları içine gömülü ölüm saatinin tik takları, kahraman savaşçıların ruhlarını sevindirmekle vazifeli, Ölü Seçici peri kızları… İnsan, her birinin sesine ayrı ayrı dokunmak istiyor o an. Yazık, sesler kelimelere dönüşmüyor bir türlü. Bazı anlar, bazı hisler hiç yazılamıyor. Wagner Operası da o anlardan biri olarak kişisel tarihime geçiyor. Müzik, içten içe eşlik ediyor bu yazıya.

Müziğin ruhunu aşktan başka bir şeyle anlatamam…

Adına, “Lirik Dram” denilen bir türün babası olan Wagner, eserlerini bestelerken tarihi kostümler giyer ve daimi olarak mitoloji okurmuş. Müziğin dili, efsanelerin dilindeki melodiyi kapsın diye akıl almaz zamanlarda, akıl almaz yerlerde hem okur, hem de beste yapmaya çalışırmış. Hafızasına kaydettiği Germen masalları, zaman içinde onun müziğine kişilik kazandırmaya başlamış. Zira Wagner; müziğin hamurunu, hikâyelerin teknesinde karmış. Devler ile cüceleri, periler ile cinleri, tanrılar ile tanrıçaları ve dahi topyekûn hepsini, müziğine hemdem kılmak suretiyle nihai muaşaka makamına varmış.

Yaratıcı özgünlüğün salt delilere has olduğunu düşünen insanlar tanıyorum. Öte yandan, yaratıcı özgünlüğü ile adını dünya tarihine yazdırmış külli dâhiler biliyorum. Benim nazarımda Wagner de onlardan biri. Külli bir dâhi, tümel bir deha. Ya da tek derdi masallar anlatmak olan çocuk ruhlu bir hikâye sarrafı… Kim bilir… Ruhu şad olsun, diyelim.

Müziğin, yaşamın rengi olduğunu, söyler Fazıl Say. “Aydınlık, doğal, sıcak bir melodi mi dediniz? O vakit sarıdır o satırlar… Mozart’ın 40. Senfonisi Pembe, Bizet’nin Arlezyen Suiti Kırmızı, Beethoven’ın 9. Senfonisi Mavidir mesela.”

 Ve eğer her sesin bir rengi, her müziğin bir duygusu, her duygunun bir mesajı, her mesajın bir menzili varsa şayet, benim için Wagner’in rengi beyazdır; duygusu, masalsı. Mesajı, sözcükler; menzili geçmişin silueti…

Yıl, 2010. Berlin’de soğuk, kasvetli ve kısa bir gün.
Hava yine karlı, hava yine karanlık.
Dışarıda gürül gürül bir zemheri.
Berlin radyosunda Wagner çalıyor,
Germen perileri karanlıkta çılgınca dans ediyor.

 

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,