İki söyleşi, çok çok kitap!

İki söyleşi, çok çok kitap!

SEVİN OKYAY
Zamanlı Zamansız - 12 Kasım 2016

O beklenen hafta, sonunda geldi çattı, kitap fuarımıza kavuştuk sayılır. İki hafta sonu aslında, on gün sayılır. 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı boyunca, 11-22 Kasım arasında Beylikdüzü’ndeki malum mekândayız. Umarım bu yıl da gidiş- geliş sorun olmaz. Sahaf Festivali ise 13 Kasım’da sona eriyor. O da bir hafta olacaktı, bir o kadar daha uzattılar. Diyorum ki, cumartesi günü onunla vedalaşayım, pazar günü de kendimce Fuar’ın açılışını yapayım.

13 Kasım Pazar günü, kitap peşinde koşup, yılda bir rastlanan arkadaşları görmek dışında da anlamlar taşıyor bu yıl. Ailevi anlamlar… Pazar günü kızım Elif Kutlu’nun doğum günü. Kendisi birkaç ay öncesine kadar editörlerinden biri olduğum NTV Yayınları’nda benim direktörümdü. Şimdi ense yapan, gezip dolaşan bir şahıs. Brunch seven biri olduğu için doğum gününde sabah buluşmamıza karar vermiş. Eh, cennet canıma minnet! Ben de kahvaltıyı yemeğe tercih ederim.

Gelin görün ki, aynı gün Beylikdüzü’nde de oğlum Kutlukhan’ın söyleşisi var. Müge İplikçi ile Kutlukhan (Kutlu) 13 Kasım Pazar günü, “Edebiyatın Zaman Makinesinde Büyük Fikirler” başlıklı söyleşide bir araya gelecekler, 15.45’te Heybeliada Salonu’nda. Yani en geç 12’de çıkmalıyız ki, fuara yetişelim. Kendimi arada kalmış gibi hissettim. Bir tercihte bulunursam alınırlar mı falan derken bir baktım ki, aldırdıkları yok. Gene de Kutlukhan’ın ardına takılıp erken çıkmaya karar verdim. O gün, NTV Radyo Köşe Bucak için söyleşi yapmak istediğim iki kişi daha Fuar’da olacak. Bakarsınız şansım yaver gider. Neyse ki bu yıl YKY, sanırım Harry’yi çevirmeye başladığımızdan beri ilk defa, bize imza günü koymamış. Standı ziyaret edeceğim, tabii. Günışığı Kitaplığı ve ON8 standını da. Bu yıl yerleri biraz oynamış, YKY’ye komşu olmuşlar. Facebook’tan geçen yılki fuar hatırası fotoğraflarımızı buldum.

Fuar’ın benim için ikinci söyleşisi ise, 20 Kasım’da, son gün. Bu seferki, benim söyleşim. Can Yayınları Roald Dahl’ın 100’üncü yılı onuruna bir söyleşi koymuş programa. Belki de panel demek daha doğru olur. Ne de olsa üç kişiyiz: Cem Akaş, Faruk Duman, ben. Dahl, çok sevdiğim bir yazardır. Yetişkinler için hikâyelerini de severim, çocuk kitaplarını da. YKY çocuk kitapları editörüyken, Matilda’yı yayına hazırlamıştım. Sonra BFG’yi çevirmeye başladım, bitiremedim. Celal Üster kendisi başlayıp bitirdi o çeviriyi. BFG de çok sevdiğim bir karakterdir, ama hepsi bir yana, yazarın büyüklerin zulmüne karşı mücadele edip onları yenilgiye uğratan küçüklerinin en cesaret verici temsilcisi olan Matilda bir yana…

Bu yıl hayli yayınevinin yeri değişmiş diyorlar. Bakalım, açılış gününün büyük kısmını bu değişimleri saptamaya ayırırız artık. Bir de, Kutlukhan’ın söyleşisinin hemen ardından, Kırmızı Kedi’de Hüsnü Arkan’ın yeni kitabı Gülhisarlı Terziler üzerine bir söyleşisi var. Belki ben de bir söyleşi randevusu almayı becerebilirim ondan. Kitabı çok beğenmiştim. Şükrü hocamın (Erbaş) imza gününe denk gelir miyim, bilemiyorum. Haydar Ergülen’in ve onun Kırmızı Kedi’den yeni kitapları var. Bu arada Onur Caymaz’ın denemelerinin ikinci baskı yaptığını da söyleyelim: Hatırla Barbara Yağmur Yağıyordu. Yayınevinin Genel Yayın Yönetmeni İlknur Özdemir ile NTV Radyo’nun Köşe Bucak programında Fuar’daki yeni kitaplarını konuşmuştuk. Ayrıca, “benim ilgi alanım” saydığı polisiyeler de var. Bir başka polisiye dizi de Oğlak’ta olacak: Arkadaşım Armağan Tunaboylu’nun “Metin Çakır” kitapları. Çakır, pek alışıldık bir polisiye kahramanı değil ama, Armağan karakterleriyle, sağlam olay örgüleriyle çok başarılı bir dizi yaratmış.

Yapı Kredi Yayınları’ndan Özgür Akın’a, okurlarının en merakla beklediği kitap hangisi diye sorduğum anda, cevabı aklıma geldi. Daha önce hiç düşünmemiştim valla. Harry, elbette. Harry Potter ve Lanetli Çocuk, Harry’nin küçük oğlu Albus ile Draco Malfoy’un oğlu Scorpius’un maceralarını nakleden oyun. İkinci kitabın Resimli Özel Baskı’sı da çıkmış. Hani aramızda Harry’ci varsa diye söylüyorum. Bir de, Jacamon ile Matz serisinin 5’inci kitabı Tetikçi de piyasada. YKY, Haldun Taner dizisini de sürdürüyor. Ben en çok Edip Cansever’in ailesi ile arkadaşlarının elinden çıkmış Edip’in Lastik Topu’nu merak ediyorum. Daha önce yeni kitaplarını okuduğumuz bir yazarın ilk kitabını da bastılar: Peter Ackroyd’dan Londra Yanıyor. Metis Ajandası’nın bu yılki teması, “Ütopya ve Distopya”. Dünyaya meydan okuyan iki köyü, Marinaleda ile Ovacık’ı da fuarda buluşturuyorlar. Fuardan önce çıkmış Küre’nin ardından karşımıza bir fuar sürpriziyle gelecekler: yeni bir Murathan Mungan kitabı.

Peki, her kitap fuarı yazısında aşina olduğumuz şikayetler nerede derseniz, onlardan ben de sıkıldım. Dolayısıyla “Beylikdüzü ne uzak!” ya da “Çok kitap aldım, bunları neree sığdırırım!” şikayetleri bu yıl yok. Hayır, durum değişmedi, benim gibi siz de bıkmışsınızdır diye düşündüm. Keşiflerim olursa eğer, onlardan sonraki bir hafta söz ederiz. Buyurun Fuar’a!

, , , , , ,