Caz ve Ötesi

Caz ve Ötesi

SEVİN OKYAY
Zamanlı Zamansız - 14 Ekim 2017

Caz festivallerinin en eskisi Akbank Caz Festivali, 2017’de, 27. yılında klasik ve modern cazın yanı sıra elektronik müzik ve dünya müziğinin farklı projelerine de yer veriyor. Yani, hedef kitlesi sadece cazseverler değil de müzikseverler. Ama zaten cazın, kardeş müzikleri de festivallerine konuk etmesine çoktan alıştık.

Bu yıl da festival programında böyle aşina misafirler var ama ağırlık gene cazda. 3 Kasım Cuma ile 19 Kasım Pazar günleri arasında izlenebilecek 27. Akbank Caz Festivali, ustalar ile gençleri yan yana getirirken, yılın en önemli etkinliklerinden “Liselerde Caz Atölyeleri” ile lise yaşındaki çok sayıda gence caz müziğini ulaştırmayı da hedef edinmiş. Özel Şişli Terakki Lisesi, Saint Benoit Fransız Lisesi, Galatasaray Lisesi, SEV Amerikan Koleji, Özel ENKA Lisesi, İstanbul Amerikan Robert Lisesi, “Liselerde Caz”ın bu yılki mekânları olacak. Akbank Caz Festivali’nin klasiği haline gelmiş “Kampüste Caz” konserlerinde ise, Jehan Barbur 20 Kasım – 1 Aralık tarihleri arasında Muğla, İzmir, Eskişehir, Bolu, Adana, Mersin, Kayseri ve Ankara’da üniversiteli gençlerle buluşacak.

Türkiye’nin en köklü caz festivali olan Akbank Caz Festivali, 1991 yılında İstanbul’da düzenlenen konserler ile başlamıştı. 27. Akbank Caz Festivali ise 3 Kasım Cuma günü The Seed’de, aynı zamanda şarkı yazarı, yapımcı, aranjör, danışman ve eğitmen olan bir caz vokalisti ile başlıyor: Vanessa Rubin. O birinci günde Babylon’da ise, caz müziği sayesinde tanıştığımız sıralardaki tanımıyla gencecik, sarışın ve Türkçe’yi yarım yarım konuşan bir İsveçli-Türk, İlhan Erşahin de var. Grubu İstanbul Sessions ile Dave Harrington’ı konuk ediyor. İkisi için görüşüyorlar, çalışıyorlar deniyordu. Tam biz albümleri “İstanbul Sessions – Solar Plexus”u beklerken baktık, Akbank Caz Festivali’ne gelmişler. 4 Kasım’ın konserlerinden ilki, Akbank Sanat’ta: Tubada Daniel Herskedal, saksafonda Marius Neset. “Ne tuhaf bir ikili” diye düşünüyorsanız, ilk konserlerini kaçırmışsınız demektir. “Neck of the Woods” albümlerinin hemen arkasından 23. Akbank Caz Festivali’ne yetişmişlerdi.

Wolfgang Muthspiel’i İstanbul’a ben çağırdım gibi geliyor. Geçenlerde, bir albümünü öylesine kenara ayırdım, sonra da bilgisayar şifremi değiştirirken ‘Muth’ diye başlayan bir şifre koydum. Hop, gitaristimiz İstanbul’da! Daha önce başıma hiç böyle bir şey gelmediği için, Zorlu PSM Drama Sahnesi’ne benim çağrıma cevap olarak çıkacak sanıyorum. Adını, Mozart hayranı babası koymuş. 14 yaşında kemanı bırakıp gitarın cazibesine kapıldı. Bu konserinde sahneye basta Larry Grenadier ve davulda Jeff Ballard ile çıkıyor. İkisini de Brad Mehldau Trio’dan tanıyoruz.

Güney Afrika’nın ilk siyahi bebop caz grubu olan The Jazz Epistles, Abdullah Ibrahim & Ekaya ile birlikte Maslak’taki Uniq Hall’de karşımıza çıkacak. Grup, Art Blakey’nin Jazz Messengers’ından esinlenerek kurulmuştu. 1960’ta soluğu Avrupa’da aldılar. O sıralar adı Dollar Brand olan piyanistleri Abdullah İrahim ise New York’ta adını duyurmuştu. 2016’da 56 yıllık ayrılığın ardından dostlar bir araya geldi. Ancak programda flugelhorn, trompet ve vokallerde adı geçen Hugh Masekela usta ne yazık ki rahatsız ve gelemiyor.

9 Kasım’da Summart Sanat Merkezi, Şenay Lambaoğlu Akustik ile şenlenecek. Lambaoğlu, beş yıl aradan sonra Akbank Caz Festivali’nde. Şarkıcı, besteci Lambaoğlu, kadın ozan kimliğini hep en önde tutmuştur. Festival takipçilerinin tanıdığı, küçük yaştaki piyanist Hakan Beşer, 9 Kasım’da Saint Benoit Fransız Lisesi’nde. 2004 doğumlu Başar, 8 yaşından beri piyano çalıyor. İlk konserini 10 yaşındayken verdi. Hocası Baki Duyarlar da, Kemenjazz grubu ile 16 Kasım’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde. Authentic Anatolian Project’in vokalde Brenda Berin’in yanı sıra Eylem Pelit (bas gitar), Ercüment Orkut (klavye), Çağdaş Oruç (tenor saks) ve Volkan Öktem’den (davul) oluşan çok seçkin bir kadrosu var.

Başka kimler var? Kimler yok ki? Ama hepsini burada sıralamak da mümkün değil. Merak edilen bir konser Kenan Doğulu’ya değerli cazcıların eşlik ettiği “İhtimaller”. Benim sabırsızlıkla beklediğim ise, 12 Kasım’da CRR’deki Chucho Valdés and Gonzalo Rubalcaba (%100) Trance (75%) konseri. Küba piyano müziğinin iki ayrı kuşaktan harika temsilcilerini bir araya getiriyor. Bir başka Kübalı cazcımız, Alfredo Rodriguez ise triosu ile İstanbul’da. Albümü “Tocororo”nun yapımcısı, efsanevi Quincy Jones. Festivalin, “Arizona çöllerinin Indie Rock sahnesine armağanı” diye tanıttığı Howe Gelb’in piyano triosu 13 Kasım’da, Mark Guiliana Jazz Quartet ise 15 Kasım’da Babylon’da. Guiliana’yı Brad Mehldau ile albümleri “Mehliana: Taming the Dragon” albümünden hatırlayabilirsiniz. Ama Akbank Caz’a tamamen akustik bir proje ile geliyor. Favorilerimden biri de, Kâmil Özler’in şefi olduğu TRT İstanbul Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile Sibel Köse.

Festivalin etkinliklerini de unutmayalım. 4 Kasım’da Dr. Hakan Rauf Tüfekçi’nin moderatörlüğünü üstlendiği “For You – Sevinç Tevs” anması Soho House’ta. Konuk, Tevs’in vokalist kızı Şehrazat. 5 Kasım’da Sevin Okyay moderatörlüğündeki “Beat Kuşağı ve Caz” söyleşisinde konuklar, Hülya Tunçağ ve Ali Sönmez (Pera Palas Jumeriah Orient Bar ). Elif Çağlar’ın moderatörü olduğu “Kim Sevmez Ki Cazı?” ise 11 Kasım’da Akbank Sanat’ta. Konuklar: Çağrı Sertel ve Ece Göksu.

8 Kasım’da ise bizler için her zaman özelliğini koruyan bir gece var: Mehmet Uluğ Gecesi’nde, Babylon’da Emin Fındıkoğlu + 12’yi izleyeceğiz. Piyanist, aranjör, festival direktörü, eğitmen Fındıkoğlu, bu gecede iki buçuk yıllık topluluğuyla Akbank Caz Festivali’nde. Repertuarında, Arif Mardin’in 1950’lerin sonlarında Boston’da büyük bir orkestra için yazarak kopyasını Fındıkoğlu’na hediye ettiği “A Night in Tunisia” düzenlemesi de var.

İyi müzik peşinde bir ömür geçiren Mehmet Uluğ’ya bütün Türk cazseverler şükran borçludur. Umarız festivalin ve özellikle bu gecenin sesleri yukarı,
yıldızlara, ona uzanıyordur.

, , , , , , , ,