Bir zamanlar mutluydum ama şimdi iyileştim…

Bir zamanlar mutluydum ama şimdi iyileştim…

ADALET ÇAVDAR
12 Eylül 2012

Hayat; giriş, gelişme, sonuç… Girişe müdahale etme şansımız yok. Binlerce spermin arasından çok daha hızlı koşan bir tanesiyle biz oluyoruz. Buna kader, takdiri ilahi, kısmet, şans gibi şeyler de deniyor hayatta. Gelişme; az çok elimizde ama hayata nereden ve nasıl giriş yaptığımız oldukça önemli. Hayatta istediğimiz her şeyi elde etmek bizim elimizdeymiş gibi görünse de -bence bu bir illüzyon- aslında değil. Sonuca ise inançlarımız doğrultusunda müdahale etme hakkımız bulunmamakta ve her şey bittiğinde girişimizde kullanılan kelimeler geçiyor adımızın başından sonundan… Kader, takdiri ilahi, kısmet, şans…

Bir intiharın başarısızlıkla sonuçlanması demek gözünüzü açtığınızda etrafınızda sizin için endişelenen insanlardan özür dilemek, bunu tercih etmenizin herkes tarafından geçerli olacak bir nedeni varmış gibi davranmanız ve ardından sizin için endişelenen insanların gönlünü rahatlatmak için normalden çok daha fazla çaba sarf etmeniz demek. Oysa özür dilenecek hiçbir şey yapmamışsınızdır, mantıklı bir nedeni yoktur, çok yorgun ama koşmak zorundasınızdır. İnsanlar müdahale edemedikleri davranışlarınızdan hoşlanmazlar, sanki her şey herkes için geçerli bir doğruluğa ve toplumsal onaya muhtaçtır. Dünya kendinizle baş etmeyi öğrenmeden onun oyununa onun kuralları doğrultusunda katılmanızı istiyor…

Michael Thomas Ford tarafından yazılan, Nazlı Tancı tarafından Türkçeleştirilen ve ON8 tarafından basılan İntihar Notlarım, 16 yaşındaki Jeff’in kaldırıldığı psikiyatri kliniğinde 45 gün boyunca yaşadıklarını anlatıyor. Kendi yaşadıklarıyla başa çıkmaya çalışan ve ailesine bunu neden yaptığını anlatmak zorunda olan Jeff’in gözünden bir psikiyatri kliniğinde tedavi görürken yaşadıklarını ve klinikteki diğer insanların hikâyelerini okuyoruz. Yaşadıkları şeyler onlar için ne kadar acı verici olsa da onu unutmanın yaşadığını unutmak olacağını düşünen çocukların acıyla başa çık(ama)ma halleri var İntihar Notlarım’da… Unutmak aynı şeyi tekrar yaşamak demek onlar için…

Jeff, yaşadıklarından korktuğu ve korktuğu şeyleri öldürmek istediği için düşüyor kendi tuzağına. Kendine kazdığı kuyudan yardım alarak çıkmayı başardığında kendini onarmayı tamamlayamasa da kendince onaylanmış ve en yakınındaki insanlarla sırrını paylaşmaya hazır hissediyor kendini. İnsan kendine dipsiz kuyular kazmaz, Jeff kendini keşfederken işte bunu öğreniyor aynı zamanda kendiyle ve insanlarla baş etmeyi de…

Bir insanı her şey ve herkes mutlu ve mutsuz edebilir. Klasiktir ama ‘güneş her sabah doğar’ ve ufacık bir cesaret, küçük bir hareket yarını değiştirebilir, yeter ki insan kendinden umudu kesmesin.

, , , , ,