Acıdan yanıyor memleket

Acıdan yanıyor memleket

Kerem Görkem
31 Ekim 2014

Kim besler acıyı, kime beslenir acı ve nedensiz acılar nereden gelir?

Nedensiz acılar, sahiden de nedensiz midir?

Yoksa tıpkı anaların yüreklerinde gizlice büyüttüğü acılar gibi, bir gözyaşı olup önce kırışmış yanaklara, oradan dudaklara değdiğinde mi gösterirler kendilerini?

O zaman bile, sahiden anlayabilir miyiz acının müsebbibini?

Kimden sormak gerekir ağlayan anaların sinelerine gizlediği acıların hesabını?

 

Örneğin bir ana,

“Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde ne yaptı?”

diye sorduğunda –ki sormuştur– kaç vakit susmak gerektir?

 

Ya da bir şair,

“herkes annesi sanır bir kısır yalnızlığı
oysa herkesin annesi aslında bir baruttur”

diye yazdığında -ki yazmıştır- kime, ne yüzle okunur bu şiir?

 

Acıdan yanarken memleket, kimsenin çok bir şey söylemeye hakkı yok zahir.

Çünkü analar, susmayı acıyla bir saymıştır.

Bu 500. haftasında toplanan Cumartesi Anneleri’nde de böyledir, Kürdistan’da da böyledir, daha dün Soma’da, bugün Ermenek’te de böyle.

Siz keder deyin, elzem deyin, ister gam deyin.

Anlatamazsınız.

Sessizce çekilen acıları anlatmaya kimsenin gücü yetmez çünkü.

Benim de yetmiyor.

 

, , , , ,