Basından: Dört gencin hikayesi

Basından: Dört gencin hikayesi

ON8
02 Kasım 2012

Gençlerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir yayınevi olma amacıyla yayın hayatına başlayan On8 Kitap, amacı doğrultusunda pek çok eseri Türkçeye kazandırdı bile. Bunlardan biri dört kitaplık bir seri olan “Mavi Kirazlar”.

Dört arkadaşın ilişkilerini birbirlerinin gözünden anlatan bu serinin ikinci kitabı olan “Yol Filmi” adından dolayı ilgimi çektiği için açıkçası ilk kitabı atlayıp bu kitaptan başladım.

“Dört yakın arkadaş… Gömülmeye çalışılan sırrın tehlikeli parıltısı kendini hiç olmadık yer ve zamanlarda göstermeye başlıyor. İkinci kitap olan ‘Yol Filmi’nde dondurucu kışa meydan okuyan Paris’te dört huzursuz ruh tek bir cevabın peşinde”.

Bu dört huzursuz ruh, usta bir okçu ve eşcinsel Amos, sinemaya olan aşkını babası yüzünden zirveye taşıyamayan, dublörlük yaparak içindeki duyguları ölmelerine izin vermeden yavaş yavaş besleyen Zik, diğerlerine göre biraz daha edepsiz olan ve erkek arkadaşı David’i küçümsemelerinden korkarak “Kirazlar” tayfasından gizleyen Violette ve neredeyse “yarı tanrı gibi at binen” Satya. Karakterlerin ne kadar çeşitlilik barındırdığını anlatmak için daha fazlasını söylemeye gerek yok. Ayrıca birbirleriyle olan, arkadaşlıkla aşk arasında gidip gelen ilişkileri oldukça sıra dışı.

Kitabın adı, on altı yaşındaki dört gençten Amos ve Violette’in kafa dağıtmak için aniden planladıkları kaçıştan geliyor. Ailelerini, arkadaşlarını ve Paris’i terk ederek huzur bulacaklarına inanıyor iki dost. “Evden kaçış” gençlerin dikkatini hemen çekti bile. Ama daha önemlisi bu kitapta her kitapta bulamayacağınız gerçekler var. Kıskançlık, cinsellik, eşcinsellik ve argo. Her şey olduğu gibi yazılmış. Tabii şu var ki Fransa’da yetişen bu dört genç bazı konularda erken tecrübe kazanıyorlar, yetişkinliğe erken yaşta adım atıyorlar. Tarihsel, geleneksel ve dinsel açıdan çizilen özgürlük sınırlarımızın farklı olması nedeniyle bu gençlerin çoktan yaşamış olduğu tecrübeler, seyahatler, cinsellik, aşk, çoğu gencimizin okurken keşfedeceği şeyler olabilir. Ne var ki artık her şeyden haberdarlar, onlardan bunları gizlemek onları korumak anlamına gelmiyor, aksine savunmasız hale getiriyor. Ayrıca televizyondan, internetten ve daha nice sağlıksız ortamdan çirkin tablolar halinde öğrenecekleri şeyleri, güvenilir bir yazardan, gerçekliğini ve güzelliğini yitirmeden öğrenmeleri daha iyi değil midir? Argoya gelince, gençlerle iletişim kurmanın yolu argodan geçer.

Bu bir kusur değildir, aksine argo, heyecan, coşku, tutku, zekâ ve samimiyettir, hatta çoğu zaman şairlerin dilidir. Bu nedenle gençlere ulaşmaya iyi bir yazarın açık seçik olmaktan korkmaması lazım.

Amos karakterine can veren yazar Sigrid Baffert, kukla tiyatrosu ve dans topluluklarında çalışmış, engelliler ve çocuk işçiler gibi konularda gençlik edebiyatına ödüllü eserler kazandırmş. Satya’yı yaratan Jean Michel Payet, mimar ve illüstratör, gençlerin ilgisini çeken çok sayıda romanı var. Zik karakterine hayat veren Maryvonne Rippert özgürlük konularını sıkça işlediği polisiye romanları yazmış. Son olarak Violette’i konuşturan yazar Cecile Roumiguiere, bu üç yazarı bir araya getirip, “Mavi Kirazlar” dizisini oluşturmuş. Dört yazarın, iki kız iki erkek dört farklı karaktere hayat vermeyi üstlendiği bu seri, dört karakterin ağzından bölümlerle düzenlenmiş dört farklı kitaptan oluşuyor. Dolayısıyla eğlenceli ve alışılmışın dışında bir kurgusu var. Chuck Palahniuk’un farklı karakterlerin hikâyelerini anlattığı “Tekinsiz” romanının kurgusuna hayran kalmıştım. Bu kitaptaki kurguyu da aynı açıdan başarılı buldum.

Serinin kitapları sırasıyla şöyle: Damdaki Melek (Zik), Yol Filmi (Amos), Acele Etme (Violette), Mavi Ay (Satya)

İyi okumalar diliyoruz.

İrem Halıç, Aydınlık Kitap, 2 Kasım 2012

, , , , , , ,